Bir kedi eve geldiğinde çoğu şeyi kendi kendine çözer: nereye uzanacağını, hangi saatlerde uyuyacağını, hangi köşeyi kendine ait sayacağını. Ancak sağlığı ve hijyeni tamamen bakıcısının kurduğu düzene bağlıdır. Kedi nasıl bakılır sorusunun cevabı da tek bir işlemde değil, haftalık ve günlük olarak tekrarlanan küçük alışkanlıklar toplamında saklıdır. Kedi kendi tüyünü yalayarak temizler, ama tırnağını kesemez, dişini fırçalayamaz, kum kabını değiştiremez, aşı takvimini takip edemez.
Aşağıdaki bölümlerde iki temel alanı ayrı ayrı ele alacağız: evin içinde kurulan günlük hijyen düzeni ve kedinin bedenine doğrudan uygulanan bakım işlemleri. Yeni başlayan biri için en pratik yol, bunları aynı gün içinde öğrenmeye çalışmak yerine haftalar içinde sırayla yerleştirmektir.
Kedi sağlığının büyük kısmı henüz kediye dokunmadan, evin düzeniyle ilgilidir. Temiz kum, temiz su ve temiz mama kabı; birçok sindirim ve idrar yolu probleminin önüne geçer. Bu düzen bir kez kurulduğunda günlük olarak yalnızca birkaç dakikanızı alır.
Kediler kum kabı konusunda oldukça seçicidir ve rahatsız olduklarında ihtiyacını başka yerlere yapmaya başlarlar. Bu genellikle inatçılık değil, temizlikle ilgili bir şikâyettir. Uygulanabilir bir rutin şöyle görünür:
Kabı çamaşır suyu veya keskin kokulu temizleyicilerle yıkamaktan kaçının; kedinin koku alma duyusu bu kokuları rahatsız edici bulur ve kabı kullanmayı bırakabilir. Kap; yemek yediği yerden uzak, sessiz ama kedinin sıkışıp kalmayacağı bir köşede olmalıdır.
Mama kabı her öğünden sonra, su kabı ise günde bir kez yıkanmalıdır. Suyun içinde biriken ince biyofilm gözle zor görülür ama bakteri üremesi için uygun bir ortam yaratır. Kediler doğal olarak az su içen hayvanlardır; bu yüzden suyun her zaman temiz ve taze olması, böbrek sağlığı açısından beslenmenin bir parçası kadar önemlidir. Cam, porselen ya da paslanmaz çelik kaplar plastiğe göre daha kolay temizlenir ve çizik tutmadığı için daha az kalıntı barındırır.
Kedi yatağı ve sık uzandığı örtüler iki haftada bir yıkanmalı, mümkünse güneşte kurutulmalıdır. Tüy dökümünün yoğun olduğu bahar ve sonbaharda ev içinde biriken tüy hem solunum yolunu tahriş eder hem de kedinin yalanırken daha fazla tüy yutmasına yol açar. Bu dönemlerde süpürme sıklığını artırmak, mevsimsel bakım yaklaşımının doğal bir parçasıdır. Oyuncakların temizliği de bu listeye dahildir: ağza alınan yumuşak oyuncaklar düzenli yıkanmalı, yıprananlar parça yutma riski nedeniyle değiştirilmelidir.
İkinci alan doğrudan temas gerektiren işlemlerdir. Burada en önemli kural aceleci olmamaktır. Kedi bir işlemi olumsuz bir anıya bağladığında yıllarca direnç gösterebilir. Kısa, sakin ve ödüllü seanslar; uzun ve zorlayıcı denemelerden çok daha hızlı sonuç verir.
Kısa tüylü kediler için haftada bir veya iki, uzun tüylüler için her gün tarama önerilir. Tarama üç iş yapar: ölü tüyü toplar, deriyi uyararak kan dolaşımını destekler ve keçeleşmeyi önler. Uzun tüylülerde koltuk altı, kulak arkası ve arka bacakların iç kısmı en çok keçeleşen bölgelerdir. Keçe oluşmuşsa makasla kesmeye çalışmak yerine keçe açıcı tarakla uçtan başlayarak yavaşça çözün; deriye çok yakın kesim ciddi yaralanmalara yol açabilir.
Bu üç bölge en çok ihmal edilen ama sorunları en sinsi ilerleyen alanlardır.
| Bölge | Sıklık | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Tırnak | 2-4 haftada bir | Yalnızca şeffaf uç kesilir; pembe canlı damar bölgesine dokunulmaz |
| Diş | Haftada 2-3 kez | Sadece kediler için üretilmiş macun kullanılır |
| Kulak | Haftada bir kontrol | Pamuklu çubuk kanala sokulmaz, yalnızca dış kısım silinir |
Diş eti kızarıklığı, ağız kokusunda ani artış, kulakta koyu renkli akıntı veya sürekli baş sallama; ev bakımıyla çözülmeyecek belirtilerdir ve veteriner değerlendirmesi gerektirir.
Sağlıklı bir kedinin düzenli banyoya ihtiyacı yoktur. Kendi temizliğini yalanarak yapar ve sık banyo deri yağ dengesini bozar. Banyo yalnızca yapışkan bir maddeye bulanma, ağır kirlenme veya veterinerin tavsiye ettiği tedavi durumlarında yapılır; ılık su ve mutlaka kedilere özel şampuan kullanılır. Tarama sırasında deriyi de kontrol edin: kabuklanma, kepeklenme, kızarıklık, aşırı kaşınma veya bölgesel tüy kaybı fark ederseniz bunu not edin.
Ev içi bakım, veteriner takibinin yerini almaz. Aşı ve iç-dış parazit uygulamalarının takvimini yazılı olarak tutmak, yıllık kontrolleri atlamamak; yavru ve yaşlı dönemlerde ise bakım yoğunluğunu ayarlamak gerekir. Kediyi her tarama seansında sessizce gözlem